Bugün Kuğulu'da gördüklerimi duyduklarımı yazacağım. Twitter'dan duyduklarımdan sonra kuzenim ile Kuğulu'ya gittik. 1:30 civarında oradaydık. Orada çadırlarda kalan arkadaşlardan birinden olanları dinledik. 11:30 sıralarında 3 otobüs dolusu polis gelmiş. Kabahatler kanununun 38. maddesine dayanarak çevreye rahatsızlık vermekten ötürü direnişçilerin çadırlarını toplamak istemişler, pankartları sökmüşler. Halbuki 38. maddede bu görev zabıtaya verilmişken polis yetki aşımı yaparak böyle bir uygulama yapmaya çalışmış. 36. ve 37. maddeler ise polisin müdahale etmesine izin verirken bu izin şikayet ve savcılık onayına bağlı. Bunlar da yararlı bigiler bir kenara not edin. Bu sırada bir takım direnişçi çadırlarını toplarken bir kısmı toplamamış. Bu konuya tekrar döneceğim. O sırada CHP Ankara milletvekili Aylin Nazlıaka Kuğulu'ya gelmiş ve polislerle konuşarak alandan ayrılmalarını sağlamış. Biz gittiğimizde ortalık sakinleşmiş ve Kuğulu günlük rutinine dönmüştü. Dayanışma ve şenlik havası tekrar yükseliyordu. Bu sırada 10 15 kişilik bir grup direnişte ölen insanlar (çapulcu ve polis) için gıyabında cenaze namazı kıldılar (videosu var bir ara yüklerim). Gelelim sonrasına. Kuğulu'da dinlenip kitap okuyabileceğimiz bir ağaç gölgesi ararken 10 15 kişilik bir grubun çember hâlinde bir şeyler tartıştığını fark ettik. Bunlar çadırları alınan ve günlerdir orada pasif direnişe devam eden çapulculardı. Gidip yanlarına oturduk. Yaklaşık 2 saat boyunca demokratik bir forumda yapılması gerekenleri ve alınması gereken kararları tartıştılar. İlk anda birbiriyle asla uzlaşamaz görünen ve polis geldiğinde çadırlar toplanması konusunda fikir ayrılığına düşenler 2 saatin sonunda tatmin olmuş ve hemfikir oldukları bir ortak kararlar bütününe varmışlardı. Hayatımda yaşadığım en demokratik ortamdı. Ben de 2 saat içinde birçok düşüncemde evrilmeler ve kesinleşmeler yaşadım. Zaman zaman katkı verdim tartışmalara. Şimdi aldıkları ortak kararları ve alma nedenlerini sıralıyorum:
-Kuğulu'da direniş devam edecektir (kimsenin en ufak bir şüphesi bile olmadı bu kararda)
-Bugün olanlar hakkında basın açıklaması yapılacaktır.
-Çadırlar tekrar kurulacaktır ancak bunun için valilikten veya herhangi bir makamdan izin alınmayacaktır. (En uzun süren tartışmalar bu konuda oldu. Bunun bir sivil itaatsizlik eylemi olduğu ve amaçlarından birinin yasaları yok hükmünde saymak olduğu motivasyonu bu kararda etkili oldu. Ayrıca izin istense bile verilmeyebileceği ya da reddedilirse izinsizliğin kayıt altına alınabileceği gibi senaryolar da tartışıldı.)
-Pankartlar el yapımı olacak (dijital baskı pankartlar politizasyona açık hale getiriyor durumu ve samimi değil) ve sahiplenilmeyecektir. Polis toplamaya çalışılırsa direnilmeyecek ve halk asmış denecektir. (Pankartlar için Çankaya Belediyesi'nden izin alma gibi bir opsiyon da mevcuttu. Hatta her gün dünya x günü olduğu için o gün için izin alınıp "Burada x lerin gününü kutluyoruz" ayağına yatılması gibi bir esprili öneri de oldu. Ancak asılan pankartların denetlenemeyeceği ve küfürlü pankartların da sorumluluğu gereksiz yere yüklenileceği için ve zaten bu göstermelik iznin polisi durdurma ihtimali olmadığı için bu fikirden vazgeçildi.)
-Olan olaylarda polisin yetki aşımı yaptığına dair valiliğe bireysel şikayet dilekçesi verilecektir. (Bu konuda ilk önce toplu bir şikayet dilekçesi verilmesi düşünüldü ancak bazıları buna yukarıdaki sebeplerden ötürü karşı çıktı. Ara formül bireysel başvuruda bulundu.)
-Ağır müdahale durumunda herkes çadırlarının önünde sessiz oturma eylemi yapacaktır. Polis pankart ve çadırları toplamak isterse direnilmeyecek ancak video kaydına alınacaktır. Bu durumda hızlı iletişim için tweet taslakları hazırlanacak ve avukatlara ve basına bir tuşla aktarılacaktır.
-Kuğulu direnişinin çadırda kalan üyeleri, ki kendilerine geçici olarak Kuğulu İnsiyatifi diyorlar, sabah 10:00 ve gece 00:30'da olmak üzere her gün 2 koordinasyon ve değerlendirme toplantısı yapacaktır. Direnişe katılıp ötede beride eğlenen insanlara olanlar anlatılacak ve gerekirse forumlar düzenlenerek katkıda bulunmaları sağlanacaktır.
-Son olarak bu direnişin pasif ve sivil bir direniş olduğu tekrar vurgulandı ve sadece Gezi'deki değil tüm Türkiye'deki direnişçilere destek olunması çağrısı yapıldı.
Bugün Kuğulu'da gördüğüm çapulcular hayatımdaki en güzel, en katılımcı, en demokratik 2 saate şahit olmamı sağladılar. Hepsine
teşekkür ediyor ve herkesi onlara destek olmaya çağırıyorum.
En çapulcu selamlarımla,
Arif Önder